Baskın Oran:
Hrant Dink’i 301′den mahkum eden cümleyi doğru anlamak gerek. “Ermeni kimliğinin ‘Türk’ten kurtuluşunun yolu gayet basittir: ‘Türk’le uğraşmamak. Gayrı Ermenistan’la uğraşmak”
Türk devleti, AİHM’den gelen sorulara, Hrant’ın mezarında çırpınmasına sebep olacak, özrü kabahatinden büyük bir cevap verdi. Biraz bekleyin; kendi kendisine vurduğu bu damgayı unutturmak için çok ama çok uğraşacaktır. Bunun tahlili ayrı bir yazı konusu. Ama niçin, Hrant’ı Nazilerle bile karşılaştıran, herkesi isyan ettiren, böylesine kör parmağım gözüne bir cevap? Çünkü Bağımsız Türk Yargısı Hrant’ı bir kere “Türklüğe hakaret”ten (TCK 301/1) mahkum ettikten sonra, artık “devlet refleksi”nin eli mahkumdu: Bu mahkumiyet kararı eleştirilemezdi; onu savunmak üstüne kurgulanacaktı tüm “cevap”.
Tezatlar ve tutarsızlıklar ülkesinde mesai Ramazan dolayısıyla azalmış değil. Önce geçen hafta Vatan’da Kemal Göktaş önemli bir habercilikle, Strazburg Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülmüş olan rahmetli Hrant Dink‘in katli ile ilgili duruşmada Türkiye’nin yaptığı savunmanın tüyler ürpertici içeriğini dünya âlemin gözleri önüne serdi. Ardından Hristiyan aleminin en önemli yortularından olan 15 Ağustos Meryem Ana (Panagia) günü münasebetiyle, Trabzon Sümela Manastırı’nda seksen sekiz yıl sonra ilk kez, Yunanistan ERT televizyonundan canlı yayınlanan bir ayin yapıldı, dualar edildi. Bir yanda eski, savunmacı, dünyadan kopuk ve kendi ayağına kurşun sıkan bir Türkiye, diğer yanda mirasına sahip çıkan, özgüvenli, kozmopolit bir Türkiye. Tam bize yakışır bir çift kişilik!
Ermeni Konferansı düzenleyenlere “Arkamızdan hançerliyorlar” dedi, bir şey yapmadınız. Yerel seçimlerde halkın oylarıyla seçim kazanan Kürt halkının temsilcilerine “Bunlar Iğdır’ı da aldılar. Ermenistan sınırına dayandılar”, dedi, duymazlıktan geldiniz. “Nijerya’daki Nijeryalılara Türkçe öğrettik, Hakkâri’deki Hakkârililere Türkçe öğretemedik”, dedi, kafanızı başka tarafa çevirdiniz. Şimdi de Ankara OSTİM’de işadamlarıyla yaptığı bir toplantıda “Sadece Ermeni terörü de değil, Ermeni terörü ile PKK terörü arasında yakın işbirliği var, bunlar kan kardeşidir. O devreden çekildi, işi bu tarafa verdiler. Zaten, özür dilerim, bir kısım teröristlerin sünnetsiz oluşu, size çok şeyi ifade ediyor demektir. Yani bu, bir rivayet falan değil, biz kimin ne olduğunu iyi biliyoruz”,dedi.
Kürt siyasal hareketi ilkini 1993’te aldığı “eylemsizlik kararları”nın yedincisini 13 Ağustos’ta ilân etti. Tek taraflı ateşkes anlamına gelen bütün eylemsizlik kararları, çeşitli provokasyonlar, misilleme operasyonları ve sınır ötesi harekâtlar nedeniyle sekteye uğradığı için bugüne kadar ateşkeslerden bir sonuç elde edilemedi. Çatışmaların yoğunlaştığı, etnik çatışmaların İnegöl ve Dörtyol gibi kışkırtmalarla tetiklenmeye çalışıldığı günlerde böyle bir ateşkesin ilân edilmesi Kürt sorununda adil bir çözüm için atılmış çok önemli bir iyi niyet adımıdır. Kürt siyasal hareketi barış için üzerine düşen görevleri yapma konusunda samimiyetini ispatlamıştır.
Öte yandan Demokratik Toplum Kongresi’nin eşbaşkanlıklarına, barış çabalarında yıllardır en ön saflarda destek sağlayan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibi iki ismin seçilmiş olması da önemli bir gelişme. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)yönetiminden gelen “bazı taleplerin karşılanması halinde referandumdaki boykot tutumunun da gözden geçirileceği” ifadesi de aynı yaklaşımın ürünü. Basında yer alan haberlere göre CHP ve asker kanadının da ateşkes ilânını olumlu değerlendirdiği anlaşılıyor.
Kürt sorununu çözmenin püf noktalarından biri anadilde eğitimin altyapısını oluşturmak. Önceki yazılarda silah bırakma sürecinin ne kadar zahmetli olduğundan söz etmiştik. Kuzey İrlanda gibi avuçiçi kadar yerde bile onüç yıl sürmüş. Anadilde eğitim ise çok daha uzun erimli bir iş. Parametreleri belli olmadığı gibi bugün karar alınsa öğretmen bulmak ne bölgeyle sınırlı bir tedrisat ne de ülke çapında bir tedrisat için mümkün. Dolayısıyla şimdiden üzerinde düşünmeye ve planlanmaya başlanması gereken bir konu. Ve elbette tıpkı silah bırakma konusunda, ha keza adem-i merkeziyetçilik konusundaki gibi anadilde eğitim ile ilgili kamusal düzeyde bir tartışma dahi yok. Eğitim-Sen’in Haziran 2003′te gerçekleştirdiği Anadilde Eğitim Sempozyumu bildirilerini biraraya getiren iki cilt kitap ve İstanbul Kürt Enstitüsü’nün 2003′te hazırladığı Dil Hakları ve Dil Politikaları adlı çalışma dışında ise dişe dokunur bir Türkçe kaynak yok.
DurDe’nin her ay düzenlediği “Ayın Irkçısı” seçimi artık DurDe! katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşiyor. Katılımcılardan Eylül ayı için aday önerilerini bekliyoruz. Adaylar,Ağustos ayında dile getirilen veya yazılan ırkçı sözlere göre belirlenecek. Adaylar sadece Türkiye’den belirleniyor.
Aday önerileri en son 31 Ağustos gününe kadar yapılabilir. Adayların belirlenmesinin ardından 1-7 Eylül tarihleri arasında adaylara oy verme işlemi başlayacak. 8 Eylül’de ise “Ağustos Ayı Irkçısı” ilan edilecek.
Bizler ırkçı, milliyetçi, ayrımcı ve nefret söylemi içeren ifadelerin bütünüyle ayıklandığı yepyeni bir anayasa istiyoruz. Tüm yurttaşların eşitliğinin garanti altına alındığı bir anayasa istiyoruz. Irkçı ve etnik ayrımcılık, Antisemitizm, İslamofobi, homofobi ve tüm diğer nefret suçları mağduru grupların kendilerini hiçbir baskı altında hissetmeden, özgürce yaşayabildikleri ve örgütlenebildikleri bir toplumun önünü açacak; kısaca 12 Eylül anayasasının revize edilmiş halini değil, bütünüyle yeni demokratik bir anayasa istiyoruz. Anadilde eğitimin, düşünce ve inanç özgürlüğünün, kültürel kimliklerin doğal bir hak olduğunu tanıyan bir anayasa istiyoruz.
DurDe’nin her ay düzenlediği “Ayın Irkçısı” seçimi bu kez DurDe! katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşti. Bu ay ilk kez başlattığımız oylamaya web sitesi üzerinden toplam 1.672 kişi katıldı. Altı aday isim üzerinden yapılan oylamada “Temmuz Ayı Irkçısı” ödülüne, oyların yüzde 34’ünü (583 oy) alan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek layık görüldü.
Katılımcılardan bir sonraki ay için aday önerilerini bekliyoruz. Adaylar, Ağustos ayında dile getirilen veya yazılan ırkçı sözlere göre belirlenecek. Aday önerileri en son 31 Ağustos gününe kadar yapılabilir. Lütfen bir aday önerirken, niçin önerdiğinizi ve ilgili haber kaynağı ve linkleri yazmayı unutmayınız. Adayların belirlenmesinin ardından 1-7 Eylül tarihleri arasında adaylara oy verme işlemi başlayacak. 8 Eylül’de ise “Ağustos Ayı Irkçısı” ilan edilecek.
Av. Taner KILIÇ*
Geçtiğimiz aylarda Mandela’nın Güney Afrika Cumhuriyeti’nde birden patlak verip değişik şehirlere sıçrayan ve başta Zimbabveli olmak üzere ülkedeki göçmenleri “işsizlik, suç ve barınma gibi sosyal sorunlara neden oldukları” gerekçesiyle hedef alan ve canlı olarak yakma gibi oldukça ağır şiddet saldırıları şeklinde gelişen olaylar tüm dünyanın dikkatini tekrar “nefret suçlarına” çekti. Irk ayrımcılığına dayanan Apartheid rejimi 1989 tarihinde iflas etmiş ve 28 yıl cezaevinde tutulan Mandela’nın Afrika Ulusal Kongresi (ANC) 1994 yılından itibaren ülkede ciddi iyileştirmeler gerçekleştirmiş olmasına rağmen meydana gelen bu şiddet olayları ülkede şok etkisi oluşturdu. Etnik ayrımcılık ve ırkçılık rejiminden büyük bedellerle mücadele ettikten sonra kurtulan, bundan dolayı da mesela ülkede konuşulan 11 dili resmi dil olarak benimseyebilen bir memlekette böylesi olaylar olması herkesi üzdü ve nefret suçları üzerine yeniden düşünmeye sevketti. Bir kez daha hatırladık ki, nefret suçları sadece çok ilkel ve totaliter rejimlerde değil, demokrasi ve insan hakları kültürünün göreli geliştiği zannedilen ülkelerde de ciddi bir potansiyel tehlike olarak, her an uyandırılmaya hazır olarak uykuda beklemektedir.
2009 Kasım ayından beri ‘Ayın Irkçısı’nı seçiyoruz. Bugüne kadar bu seçimleri DurDe örgütlenme toplantılarına katılan aktivistlerden oluşan bir seçici kurul yapıyordu. Bu aydan itibaren yeni bir uygulamaya geçiyoruz. ‘Ayın Irkçısı’nı artık sizler oylarınızla belirleyebilecek, her ay kendi adaylarınızı gösterebileceksiniz. Oylamalara www.durde.org adresinden katılabilirsiniz.
Aday göstermek için durde@durde.org adresine, adayınızın sarf ettiği sözleri kanıtlayan haber linkleriyle birlikte bir mail yollamanız yeterli.
İyi seçmeler…
DurDe!
Oylama için tıklayın:





